Evet, biz geçen perşembe ben, kızlar ve Nejla Bandırma'ya gittik. Sabahtan uyku saatlerine denk getirdim yolda hiç mızıkçılık yapmadılar, vardığımızda annem, babam ve Görsem tarafından yollarda karşılandık. Hemen kızları alıp eve koşturdular bizim yüzümüze bakan yok :) bizde Nejla ile çaresiz eşya taşıdık 2-3 tur yapıp. Babam bu gittiğimizde daha bi coştu, kızlar artık kendinden korkmuyorya pek bi seviniyor. Öğle yemeklerini yiyip uykularınıda uyuduktan sonra, neredeyse 1 yıldır hasretini çektiğim Erdek'e gezmeye gittik, iyikide gitmişiz oh mis hava, tanıdık bir kaç sima..
Ailecek Erdek'teyiz.
Canım ERDEK
Vildan ve yavruları :)
Bandırma'dayken Çınar 5. dişini çıkardı, bu diş diğerlerine göre biraz nazlı oldu, iki üç gün sonra Defne'de çıkardı ama onun keyfi hep yerindeydi, bugünde baktım 6. dişide patlamış Defne'min :) Akraba ziyaretlerinde bulunduk, her iki halamda kızlara aşık, geleceğimizi duyduklarında çocuk gibi sevindiler, accık şaşırdım ama olsun :)
Gittiğimiz tarihlerde Bandırma'nın festivaliydi, Erdek'te yaşayan çocukluk arkadaşım Meral'de tesadüfen oradaydı hep beraber bütün arkadaşlar gezdik tozduk birazda yuvalık yaptık, içtik eski günleri konuştuk, dedikodu yaptık ohooo neler varmış bilmediğim. :)
Pazar günü Erdek'e bir kez daha gittik. Babam kızları gezdirmeye bayılıyor arabayla, mizaç olarak oldukça sert olan babam kızların karşısında onların akranı bir çocuk oluyor, Defneeee Çınaaaaar pindini pindini, birde oyun oynarken çıkırt çıkırt diyor (Görsem çok evcilik oynardı, ocağın altını yaktığında "çıkırt" çamaşır asarken "çıkırt" herşeyde efekt "çıkırt"tı herhalde oradan aklında kaldı adamın).. Biz salı günü döneceğizde göremeyeceğim diye, işten kaytarıp tam 3 kez eve geldi, hayır adamdan bir rahat sigara bilem içemedim dipdibe yaşadık 5-6 gün :)..
Bunlarda Erdek'e ikinci gidişimizden kareler;
Gelelim bugünün incilerine. Dün şişme balondan hacıyatmaz aldım boylarından büyük, Çınar her zamanki gibi yine temkinli yaklaştı, bir süre izleyip sonra dokundu ama her ikiside çıldırdı resmen, çığlıklarla kahkahalar, kolunu ya da neresi denk gelirse ısırmalar filan. Birde akşam beşe doğru kızlara seviyolar diye ööğ diyene kadar balık yedirdim. Bugün İsmail İstanbul'a gitti ve saat gece yarısını geçti hala dönmedi, Nejla'da saat 19.00 gibi çıktı kaldık mı kızlarla yalnız. Neyse idare ederim diye düşündüm, altlarını temizledim, balık susatır diye bolca su içirdim, sonra uyuttum. 15 dk sonra önce Defne sonra Çınar uyandı, genelde yaparlar bunu ama sonra hemen uyurlar, ne mümkün gece 23.30 a kadar uyumadılar. Çok fazla sallamak istemediğimden oyun oynadık, pek neşelendiler oynarken ama bi türlü anlam veremedim. Balık dokunsa ağrıları olur ağlarlar, İsmail'in yokluğunumu hissettiler dedim onuda sanmam Bandırma'da neredeyse bir hafta görmediler, neydi çözemedim.. Birde Defne ben odadan her çıkışımda canı yanmış gibi içli içli ağladı. :S
Çınar Bandırma'da annemden dizlerine vurup tüh tüh yapmayı öğrendi (lafa bak tüh tüh yapmak ) Defne de bye bye yapmayı, bye bye diyelim elinde ne işi varsa bırakıp iki elinide sallamaya başlıyor, bir ara birbirine değince ses çıkınca başlıyor alkışa feci komik dil dışarda sırıtmalar filan, yicem yaw :)..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder