Malum bugün pazar. Pazar günleri bizim ev savaş alanına dönüyor. Bir hafta önceki pazar günümüzse, Nejla'nın cumartesi için izinli olmasından dolayı çarpı iki kere daha bi savaş hali yaşadık. Yürümek istiyolar sürekli ellerinden tutturup. Eskiden salonda yerde oynarlardı bi tek, halının dışına çıkmak bile onlar için büyük marifetken, şimdi tek kurtarılmış bölgeler banyo ve tuvalet :)
İdare etmek daha da zorlaştığından her halükarda kendimizi dışarı atmak istiyoruz ama ama ama yürümedikleri için buna rağmen sürekli gezmek istedikleri için sabit oturacağımız bi yere malesef gidemiyoruz. Mesela bugün markete gittik yine, bu sefer bi değişiklik yaptık carrefoura diilde metroya gittik ben market arabasını iterken İsmailde kızların pusetini itmekle meşguldu. Bir ara yukarı restaurant kısmına çıktık onlarada bişeyler yedireceğim ne mümkün Defne kızımı tutmak, bi bastı çığlığı aldı hemen İsmail kucağına, e Çınar durur mu durmaz :) onuda ben aldım. Bizim gibi oturdular ellerinede ekmek verdim, bi yandanda bizim yediklerimizden tattırdım aman ne keyif. İnsan olmuşlarda oturarak yemek yerlermiş. Arada bir Çınar benim şapşallığım yüzünden yemeklere elini daldırıp vıcık vıcık elleriyle oynayıp İsmail'in deyimiyle iğrençleşsede (şöyle diyor pişkince gülerek, ay Çınaaar ne iğrençsin ) saldım çayıra mevlam kayıra valla. Ay öyle oldu böyle oldu derken daha çok yoruluyomuşum meğer, peçeteyle sildimya yeter :) Defne hanım oradan kalktığımızda da pusete binmekte diretince, başkalarında görüpte kızdığımı ben yaptım, market arabasına çocuk koydum :) meğer onu istermiş gıkı çıkmadı..
Bugün marketten, hiç işimiz yokya ekmeğimizide kendimiz yapalım diye bi de ekmek yapma makinesi aldık. Eve geldikten 1-2 saat sonra koydum harcını du bakalım hala pişiriyo neye benzeyecek :) toplamda 3 saat 50 dakikada yapıyor bi ekmeği, şimdi baktım pişirmeye geçmiş artık, hem heyecanlıyım artık kuzularıma içinde ne olduğunu bildiğim şeyi yedirecem, hem de endişeliyim İsmail her gün yeni birşey deneyeyim derken mutfak batacak :S Eve geldikten sonra ailecek kutuyu açtık bi heyecanla kullanma kılavuzunu okurken Çınar'da makineyi kalite kontrolden geçirdi.
Uyku demişken, geçtiğimiz hafta uyku sorunlarımız başladı. Hep ana kucaklarına koyardım vakti gelince sonra iki sallayıp yanık sesimle de bi ninni söyledim mi hemen uyurlardı. Şimdi ise Defne ana kucağını görünce basıyor çığlığı.. Geçen hafta yataklarında uyutmayı denemek istedim ama ağlamalarına hiç gelemiyorum e onlarda bunu fark etti ondan beri böyle yapıyorlar ama yılmadım alıştıracağımdır .. Sabah uykularını ortadan kaldırıp, tek öğlen uykusuyla akşama bitap düşecekler ve de ben (umarım!) amacıma ulaşacağım. Çünkü gerçekten zorlaşmaya başladı. Ninni beğenmezler, biberon beğenmezler, mekan beğenmezler alla alla kime benzemişlerse :)
Diyorum ya, artık evde oyalamak çok zor, hep yeni bir şeyler keşfedip onunda suyunu çıkarıp yeni şeylere yöneliyorlar. En vazgeçilmezimiz şimdilik su. Geçen havuz sefasından sonra aklım başıma gelmiş olacak ki bu sefer havuzu şişirmedim ve de tamamen soymadım. kendi küvetlerine ılık su koyup sadece ellerini sokmalarına izin verdim.
Birde geçen cumartesi yine teyzoş Görsem buradaydı. Benim kızlar evde bi sıkılır Görsem daha fazla sıkılır. İlla çıkalım dedi, dedim durmuyor bunlar dışarıda, hatun hamağıda aldı, kurdu iki ağaç arasına yattı, bizde İsmail'le çocuk eğledik. Defne yeni aldığımız salıncağı pek sevdi, hatta bi ara içide geçti hamininenin ama Çınar'ım durmadı hep gezdirdik hanımefendiyi :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder