09 Mayıs 2006

Hayatın tadını mı çıkarıyoruz ne?!

Başlık çok mu iddialı oldu diye düşünüp, acaba başka ne yazabilirim derken Defne ağlamaya başladı. Çınar arada bir geceleri uyanırda Defne'nin pek adeti değildir. Benim tatlı kuzum akşam yatağına yatırdıktan sonra, yatağına yakın olan şifonyerin üzerinden içi harf dolu sepeti alıp oynamış, yatağın içi plastik minik harflerle dolmuş (hiçte duymadım) meğer onlardan biri canını acıtmış ona uyanmış. E o uyanırda Çınar kalır mı, kalmaz.. Aldım, salonda evcilik köşemizdeki minderin üzerine bi Çınar, bi İsmail, bi Defne olarak sıraladım. Baktım kızlar hemen uykuya daldılar da, İsmail şekil olmuş yatacam derken, onu gönderdim kendim yattım. Sokak lambalarından içeriye vuran ışıkla yüzleri aydınlanıyordu, uzun uzun izledim nasıl iki güzel melek bunlar dedim, bir de ekledim 'en güzel ikiz, uyuyan ikizdir' diye :) .. Gün içerisinde çok yoğun ve gerçekten bunaldığımda, sağlıklarının yerinde olduğunu düşünüp bununla teselli ediyorum kendimi ama gerçekten teselli ve mutlu oluyorum.

Gelelim bugüne, öğleden sonra uyandıktan sonra benim bankada işim vardı, İsmail erken geldi, kızları bırakıp çıktım. İşlerimi hallettikten sonra yol üstündeki bir kırtasiyeye uğradım. Birkaç tak çıkart oyuncak, bi kaç tane de ahşap yap-boz aldım, oyuncakları tanıtan resimli bir kitap ve iki resim defteriyle keçeli kalemler aldım. Eve döndüğümde her zamanki gibi çok şaşırdılar. Kendilerini birkaç kelime, ıh-ıh ve surat ifadeleriyle anlattıklarından, aradan kısa süre de geçse beni gördüklerinde ya da babasını -aaaahh demek en uygunu sanırım onlar için.

Açtık paketimizi, çocuk olmak çok güzel, herşeye sevinmek, gülmek.. tabiki yine çok şaşırdılar. Keçeli kalemler hariç hepsini özenle inceleyip, koklayıp, yalayıp beraber oynamaya başladık. Yap-bozları ben yaptım onlar bozdu ben yaptım onlar bozdu, çok eğlenceli olmalı ki kıpırdayamadım yerimden ta ki -aa hadi resim yapalım diyene dek. :)


Resim sanatı çalışmalarımıza 23 Nisan'dan evvel bir forumda katıldığımız etkinlikle başladık. Daha evvelde ellerine boya kalemi vermeyi denemiştim ama muvaffak olamamıştık. İşte 23 Nisan öncesinden bu yana çoğu kez babamızın çalışma kağıtlarının ve dolap, duvarların üzerlerine yaptıkları sanat çalışmalarını bu sefer daha sınırlı tutmak ve bir arada görmek durumunda kaldılar. Çok mutluydular hep beraber coştuk. Çınar bütün renkleri kullandı, boşluk kalan yerleri özenle çizdi. Defne kurşun kalemi tercih etti genelde genelde helezonlar çizdi. Çınar, kalemi nasıl tuttuğuma bakıp kendi de öyle tutmaya çalıştı ama kendi bildiğini okudu. Defne'yse bir sağ elini yorulunca sol elini kullanıp aralıksız sayfayı doldurdu. Üzerlerine tarih ve isimlerini yazdım o sayfaları saklayacağım.

Yine bugün bahçeye çıktık. Ben dergi aldım yanıma, arkadaşları da çıktılar, onlar koştururken çimenlerde yayıldım ben de :) (Derginin adı 'evim' , sanırım yeni çıkmış. güzel birkaç şey buldum içinde her an evde değişikliklere gidebilirim ya da dergiyi atabilirim)..

Velhasıl, bugün herbirimiz ayrı mutluyduk. Sanırım hayatın tadını çıkaracağız bundan sonra :)

4 yorum:

Binnur A. Ö. dedi ki...

Sevgili Vildan,
İkiz anneleri konusunda bir diyeceğim var.
HAyatta en çok saygı duyduğuğum insanlar ikiz (üçüz vs) anneleri.

:)

vildan dedi ki...

çok teşekkürler binnur, bütün anneler saygı duyulası gerçekten, biz zoru başarıyoruz insan yetiştiriyoruz :)

yasemin ben de inanmıyorum :)))
sen bi ara demiştin, bişeyle başa çıkamadığımda acaba cem'in yaşıtları şu aralar ne yapıyor ne yiyoru düşünüyorum diye. ben de son günlerde benim durumumda ki kadınlar ne yapıyor diye düşünüyorum çünkü genel olarak felaaaaket yorgunum. herkes yorgunsa sanki hafifleyecek gibi geliyor herhalde:)

Binnur A. Ö. dedi ki...

Sevgili Vildan
Nehir'in defterine yorum bırakmışsın. Ona orada da cevap veriyorum ama gelip senin evinde konuşayım biraz dedim :)
Demek yorgunluk dedin ve üzerine kedi almak istiyorsun ha :)
VAlla ben gercek bir kedicyim, seninle beraber bir kedi daha sokaktan kurtulacak ve bu cok buyuk bir faydadır (sokakta kalsa üreye üreye binlerce aç yavru kedi cıkamsına neden olacaktı, her biri yeniden ureyecekti vs) ancaaaaaaak eger seni tam anlamı ile bilgilendirmezsem kendimi suclu hissederim.
KEdi işi zor iş.
BU konu ile ilgili anlatanne'de bir yazı yazdım:
http://anlatanne.blogspot.com/2006/05/kedi-bakm-zor-i.html
onu mutlaka oku.
Ama yine de güzel bir sevgi.. o da bir ev bireyi gibi :)
Çocuklar asla kedi ile oynamaktan sıkılmayacaklar (sormussun ya). ama kedi sılılabilir :)
BU gibi durumda kaçar saklanır ev içinde bir kuytuya.
O kacmaktan seninkiler kovalamaktan bıkmaz kısaca :)
Sevgiler.

vildan dedi ki...

hemen gidip okuyacağım anlatanne de binnur, çok teşekkürler. ancak vazgeçmek için yer arıyorum ama kızlar mutlu olacaksa neden olmasın diye de düşünüyorum, dur bakalım :)