mamanne mamannee manneeee
Defne'min sözü ve müziği kendisine ait olan bu güzel şarkıyla açılışı yapalım.
Uzun zaman oldu yazmayalı, canım yazmakta istemedi hiç. Hergün aynı şeyler yaşanıyor nesini yazayım. Ama yine de eskiden yeniye doğru yazacak olursam şunlar oldu;
Defne ve Çınar'ın babaannesi vefat etti :( .. Çok hastaydı, iyileşemedi malesef. 5 Nisan günü kaybettik, bir acı tesadüf de aynı gün İsmail'in doğumgünü olmasıydı :(. Bu haberi, havalar güzelleşti diye Bandırma'ya gittiğimizin üçüncü günü aldım. Aslında dönmeye karar vermiştim, çünkü hava çok bozuldu ve hayal ettiğim hiç bir şeyi yapamadım (Erdek'e bile gidemedim), burda Tariş'in pekmezini bulamıyorum hep annemler Bandırma'dan getirirdi, oradaki marketlerde genelde var bu marka ben de dönmeden gidip biraz pekmez stoklayayım istedim o ara İsmail acı haberi vermek için aradı. Zaten toparlanmıştım, annemle babam da bizimle geldi ve yola çıktık. Velhasıl geçtiğimiz ay başı üç günlük bir Bandırma maceramız oldu.
Defne'nin inek-koyun kırması peluş hayvan oyuncağı kayboldu :( Defne uykuya yakın vakitlerde koyun dediğimiz bu oyuncağını alır, dört bacağını periyodik şekilde yaklaşık birer dakika arayla elinde çevirip burnuna sürter aynı anda parmağını emerdi. Onu zamansız bir yerlerde atılı gördüğünde çok şaşırır, çok sevinirdi. Zaten benim kızların şaşırmaları çok komik, mesela Çınar beni her sabah gördüğüne çok şaşırıyor, tatlı bir çığlıkla "aaayhh!" diyor :) .. Neyse efendim, benim kuzularım bahçeye arkadaşlarıyla çıkmaya başladılar son günlerde, apartmanda yaşayan yaşları 10-14 arası üç kız var, bir gün kapı çaldı 'Defne'yle Çınar dışarı gelebilirler mi acaba, biz onları gezdiririz' dediler.. Direkt felaket senaryolarına geçmeden, kızlarımın büyüdüğü artık dışarı çağrıldığı duygusuyla iki fırk çekip giydirdim üstlerini, fazla uzaklaşmayın, sesinizi duyacam nidalarıyla yolladım. Gerçi bu gereksizdi ben de balkona sandalye koyup onları izledim :) yine başlarını yukarı kaldırıp beni her gördüklerinde çok şaşırıp el salladılar ve bu bizim alışkanlığımız oldu. Artık balkona sandalye de atmıyorum, tüm camları fırsattan istifade açıp evi havalandırayım derken sesleri hep kulaklarımda.. Lafı şuraya bağlayacağım, kaybolan koyunumuz yine arkadaşlarıyla bu bahçe gezmelerinde yok oldu. Artık, benzer bir dokuya sahip olan palyaçonun şapkasının pomponuyla idare ediyor..
Görenlerin insaniyet namına bizi haberdar etmelerini rica ederiz! :) )
Geçen hafta sonu Görsem geldi, ertesi günde bir arkadaşım. O gece iyi eğlendik. İçtik, coştuk. Ertesi gün köyümüze (misi) götürdük misafirimizi (Görsem sabahtan döndü). O da bayıldı oraya, kızlar öğlen uyumamıştı orada pusetlerinde açık havada uyudular, su sesi eşliğinde. Artık köydekiler kızları tanıyorlar, adlarıyla seslenip el sallıyorlar :)..
Son olarak, bu sitebenimle söyleşi yaptı. Bu siteninsitenin bir köşesinde yazmaya başladım.

4 yorum:
çok tatlılar maşallah allah nazardan saklasın ben bebıslerden ırem teyzen
- merhaba irem. lara'yı öperiz..
- ah yasemin, ben bunu toysurs tan almıştım baktım, weblebide toysurs ın ürünleri satılıyor oraya da baktım bulamadım ikisinde de. kendi ürünü olduğu için başka oyuncakçıda da bulmam imkansız velhasıl gün içinde hala aklına geliyor üzülüyor kuzum :( teşekkür ederiz ayrıca..
çoook tatlılar çook.
bu arada o şey inek olabilümü acabaaa içinde çıngırak varmıydı..sanırım bizde var aynından bi tane,yollıyımmı??gerçekten diyorum.
a siz inek mi diyordunuz :) evet içinde çıngırağıda var. geçen toysurs a gittim, bulun şunu bana diğer mağazalarınızdan filan dedim telefonumu bıraktım 3-4 gün oldu bi ses çıkmadı ama gönderirsen hayır diyemem imo, çaresisiz çünkü :) gerçi unuttu gibi yani tekrar hatırlatmanın bi manası var mı bilmiyorum ama parmak emmeyi ve burnuna birşey sürtmeyi bırakmış değil o yüzden koyunu bulursa çok mutlu olacağını biliyorum.
(arsızlığından utanan simili :))
Yorum Gönder