07 Mayıs 2006

Sobe olayı!

Unuttuğum aslında unutmadığım ama bugün yazasım olan bir sobe. Yasemin sobelemiş, neler demişim..

— Çocuklarınız mı adapte oldu size yoksa siz mi onlara?
— Uyku, yemek, uslu durma, v.b. konularda uyguladığınız yöntemler nelerdir?

Adaptasyon;
Bizde adapte olma gibi bir durum yok sanırım her şey kendiliğinden gelişti ama şu da var doğumun üzerinden 21 ay geçmesine rağmen hala alışamadım çocuklu olmaya, hep bir şeyler ya da bir günü bekler durumdayım. Ama bu her şey aksi gidiyor manasına gelmiyor. Mesela, erken kalkmaya alışamadım, hâlbuki iki bebek sabahın kör vakti kalkıyor bunu bir buçuk yıldır öğrenmem lazım ama yok, belki yarın sabah bir mucize olur saat 10'a kadar uyumama müsaade ederler diye geçiriyorum içimden, henüz bu hiç gerçekleşmedi. Bazen annemler geliyor ya da pazar günlerinin sabahını benim de tatil günüm (sabahım) ilan ettik 9 gibi filan uyanıyorum. Her şey böyle gelişirken yine gece geç yatmaktan geri kalmıyorum, iyice uykum gelecek ya da çok yorgun olacam o zaman 12 gibi filan uyuyorum. Neyse, konu bu değildi.
Doğmadan evvel evi onların yaşayabileceği şekilde tekrar düzenledim. Hiç odalarında oynarlar diye hayaller kurmadım zira orada uyuyacaklardı boğmanın manası yok. Evimde az eşya var, Bursa'ya taşınırken yarısını çaldırdık, o yüzden düzenleme zor olmadı. Mesela bugün salon hafif L şeklinde, L nin kısa bacağına evcilik köşesi yaptım. Sünger yatağa kılıf diktim yere koydum üzerine bir sürü yastık, önüne minik masa sandalyeler, yanına ufak bi oyuncak rafı. Zaten bana 'salonun ortasında bunların işi ne?' diyebilecek misafir gelmiyor, gelenler de oturup evcilik oynayacak cinsten insanlar..
Doğumdan önceki zamanlar çok uzaklarda kaldı, ben kızların yeni doğduklarındaki hallerini bile az hatırlıyorum çünkü günler çok yoğun geçiyor ve ben de biraz balıklık mevcut hafıza bakımından. Şunu düşünüyorum, bir gün her şey süper olacak, ciddi hayallerim var, ki hayalperest olduğumu asla kabul etmem.. :)

Yöntemler:

Uyku;
İki ay sırf anne sütü verdim, günün 20 saati emzirdiğim olmuştur, onlar emerken yemek yiyor hatta bazen kestiriyordum. Koltuk altlarıma üst üste iki yastık koyuyordum üstüne de kızları, biri sağı diğeri solu emiyordu çoğu zamanda uyuyorlardı. 5,5 ay emerek uyudular. Sonra sallanan oto koltuklarında 1 yaşına dek uyudular, koltuklar dar gelip sıkılınca salonun ortasına serdiğim iki kat yorgan üzerinde dönerek uyuyorlardı, kış yaklaştığında yataklarına alıştırmak zorunda kaldım. Hiç ayakta sallanmadılar bu mümkün değildi zaten, her ne kadar yardımcı birileri de olsa ikisini de ayağımda sallayamayacağımdan bu yöntemi hiç düşünmedim. Sonra, zaten kendileri uyuyabildiği için yataklarına koydum, o akşam ağladılar ben de kapıda ağladım, öyle böyle değil hıçkırarak ağladım ben ne rezil bir anneyim diye. O akşam İsmail evde yoktu olsaydı izin vermeyeceğini biliyordum neyse ertesi gece yataklarına koydum yine ağladılar odadan çıkarken kapıyı kapattığımda sustular, bu bir hafta sürdü o gün bugündür yataklarında uyuyorlar. Bu bir yöntemdi. Bunun dışında değişmeyen tek yöntemimiz uykuya giderken bol iyi geceler öpücükleri :)

Uslu durma;
Ne yazayım şimdi buna, doğası gereği her ikisinde de olması gereken davranışlar var. Ne şımarıklar ne de uslu :)

Yemek;
Uyku gibi bu konuda da benim bir düzene ihtiyacım vardı, hiç bir şeyi dikte etmedim zamanla oturdu. Üç ana öğün, saat 16.00 meyve, saat 17.00 de de yoğurt var. Bunların dışına çıktığımız pek görülmemiştir. Öğünlerden en az birinde doğru dürüst bir şey yiyecekler, yemeğe 1-1,5 saat kala hiçbir şey yiyip içmeyecekler. Haftada en az bir kez de balık yedirmeye gayret ediyorum.




Bende kabul ederse, Nehir'in annesi Binnur'u sobeliyorum.

3 yorum:

Binnur A. Ö. dedi ki...

BEnim de salonunumda böyle bir bebek köşesi var. Bir çok insana göre dagınıklık olabilir. Ama ev ve salon hepimizin. Sadece benim yayıntılarımın olması pek eşitlikçi olmayacaktı.
:)
İkiz ve üçüz annelerine bayılıyorum.
bir cocukla bile benim ne cok anlatacak şeyim var. Sizlere takdirlerimi sunuyorum :)
Sevgiler.

vildan dedi ki...

nehir'in günlüğüne baktım şimdi, tam bir cimcime maşallah :)
ben çocukları için günlük tutanları henüz takip edemiyorum yani nereden başlayacağımı bilmiyorum, yemek bloglarında hemen herkeste listeler var ama çocukları için tutanlar daha özel buldukları için sanırım koymuyorlar, aslında kızlarımın arkadaşları neler yapıyor ben de merak ediyorum. kabul edersen bu sobe olayı için seni sobeledim :) kızına ve sana sevgiler binnur..

Binnur A. Ö. dedi ki...

Sevgili Vildan,
2 dir sana saygılarımı iletiyorum (bir başka iki mesajda) :) Bu biraz fazla mı deme. BEnce değil. gün içinde bunaldığın zamanlarda da başka anneler bana çok saygı duyuyor diye düşün (hani sağlıklılar çok şükür diye düşüüyormuşisun ya-maşallah, bir de bunu düşün)
Evet çocuk günlükleri yemek günlükleri kadar tanıtmıyor kendilerini. BUnun bir kaç nedeni olabilir. Ben kızıma, geleceğe mektuplar gibi olsun, resimli bir günlük olsun niyetiyle başlamıştım. Başkalarını hic hesaba katmadım ama anlatanne blogumu actıgımda o okunsun istedim. VE nehir'in sayfasını da söylemeye başladım orada burada.
NEyse.
Sevgiler.