Dışarısı +6 dereceydi yani epey bi soğuktu hem de en kurusundan ama biz yine haftalardır süren haftasonu Botanik Park'a gitme alışkanlığımızı bozmadık. Kimseler yoktu bir kaç koşan kişi dışında. Sabah demlenen çayı da koyduk termosa, kızları da sımsıkı giydirdim ama kendime bi kaşkol, eldiven almayı akıl etmemişim, İsmail'de bi ceketle çıkmış. 45 dakika dayanabildik, döndük. Soğuktan sıcağa girince, mayışırlar hatta Çınar bile uyur diye umduk, yattı da netekim ama uyumadan kalktı. Yine bi hallerdeyiz bakalım.
Değişen birşey yok. Ama hayat daha bi rutine girdi sanki. Bir de Sevgi sağolsun, tam planladığım gibi, sabah gelip öğlen iki gibi gidiyor ama bi dakka oturamıyor kız, velhasıl bitmiyor evin işi bitmiyooor. Eve birkaç eşya aldım, tek derdim ortalıkta dağınıklık kalmasın, bu haftasonu gelecek dolaplar, baza filan. Arka odayı düzene koyayım oyun odası olsun kızlara diye düşünmüştüm ama sevmediler orayı, karanlık kalıyor sanırım bir debilgisayarlar, bikaç da elektronik alet var canları sıkılınca onlara vurmaya başlıyorlar. Çınar geçen gece yataktan düştü, önce yastıklar üstüne o düştüğü için ağlamadı bile 'anneee!' diye seslendi bir tek gerçi bu durum benim kısa da olsa felaket senaryoları yazmama engel olmadı, bu sebeple yatağının yerini cam önüne aldım, Defne'nin yatak başı onun koruması oldu artık. Kalan boşluğa da koltuk takımları ve sehpayı koydum güsel oldu:)

2 yorum:
Aaaa!Ne güzelolmuş burası:)
:)
çok karanlık oldu ama ben de beğendim :)
Yorum Gönder