bugün gazetenin ekinde settar tanrıöğen'in röportajını okur okumaz gitmeye karar verdim filme. yazı uğur yücel ve özgü namal'ın başrollerini paylaştıkları polis filmi... diye başlıyordu. hırsız-polis dizisini saymazsak (o diziye sadece bir sezon tahammül edebildim, belki iyi bir dizidir ama polisiye anlamında pek bi anlam ifade etmiyor) uğur yücel polisiyeye gönül vermiş bi adam bence ve bu oyuncu iyi bir senaryoda oynamıştır diyerek gittim. maalesef yazım hatasıymış başrolde haluk bilginer varmış. bu sorun değil tabiki, onun da oyunculuğunu çok beğenirim konu dahilinde kalacak olursak karanlıkta koşanlar dizisinde gerçekten de çok iyiydi, ki burada da herşeye rağmen iyiydi. ama film kelimenin tek anlamıyla kötü. bir polisiye de olması gereken hiç birşeyi bulamadım maalesef, onu geçtim herhangi bir filmde olması gereken bir senaryo ve kurgu göremedim. neresi halisülasyon neresi gerçek, hani entrika, nerede yılların cinayet masası polisi musa rami'nin kıvrak zekası, onca ödül almış büyük işler başarmış gösterilen bu adamın izmit'linin büyük oğlunu bombalamaya giderken adamlarıyla karşılacağını düşünecek kuş kadar beyni yok mu?... gerçekten bu filmi neden çekmişler bilmiyorum. az evvel haluk bilginer'in röportajını okudum filmi feci güzel anlatmış, sıradışı komik filan demiş, evet bikaç küfürde gülenler oldu. yalnız ben daraldım, afakanlar bastı ama en çok da orada geçirdiğim zamana üzüldüm, zaten canım her istediğinde sinemaya gidemiyorum, gidebilmişken böyle bir şeyle karşılaşmak kızdırdı beni. settar tanrıöğen'e gelecek olursak filmde üç kez yirmişer saniye görülüyor, son göründüğünde zaten yaşamıyor. ısrarla sonuna dek oturdum ha başlayacak, tamam tamam şimdi herşey değişecek diye diye..
filmi anlattım diye kimse kızmasın bana. evet anlatığım kadar, film bundan ibaret yine de herşeye rağmen gidecekler varsa diye bir ikişey sır kalsın :P. oyunculuğu şüphesiz çok iyi olan haluk bilginer bu projeye nasıl evet demiş anlamıyorum. gerçi röportajında kendini epey inandırmış ama senarist -aynı zamanda filmin yönetmeni- belki kafasında süper bi proje yaratmış olabilir zira iyi yansıtamadığı bariz yani. çok kızdım ya, hiç bi film de böyle olmamıştım. bir de merak ediyorum çok, bu filmi izleyip de iyi bulan var mı? acaba benim göremediğim birşey mi vardı??
not : bu yazıyı başka bi yere yazdım, daha çok kişi görsün diye buraya da kopyaladım :P

2 yorum:
polis filmine gitmedim de, russell crowe'un oynadığı köstebek filminde aynen anlattığın gibi olmuştuk. üstelik arkadaşlarla okulu kırıp gitmiştik :) sinema salonu boştu, anlamamız lazımdı sıkıcı ötesi olduğunu :) ha şimdi hareket başlayacak ha şimdi olay olacak diye diye son yarım saatte terk ettik sinemayı :))
ne fena di mi bujene. ben çok hamle yaptım gitmek için ama yok yok bu kadar da kötü olamaz şimdi herşey değişecek diye diye sonunu getirdim :) yalnız bugün aldığım sis ve gece filmeçekilmiş haberi beni sevindirmek içindi galiba. bu kız çok üzüldü diye düşünmüş olmalılar :P :)))
Yorum Gönder