Bugün okulda 3. günümüzdü. Sabah 9 gibi bırakıyoruz öğlen 13.30 suları almaya gidiyoruz. İlk gün hiç ummadığım bir şekilde giriş yaptık. Ben özellikle Çınar'dan bir tepki bekliyor ve ona neler söylemem gerektiğinin planlarını yapıyorken, her ikisi de daha giriş kapısında tuttu öğretmenlerinin elinden ve sınıfa çıktılar. Müdüre hanım birşey olursa biz sizi ararız isterseniz gidin dedi ama kaldım. Bir saat filan odada oturdum, bir ara bahçeye çıktıklarında sabah bıraktığı yerde beni göremeyince Çınar beni sordu, annen seni almaya gelecek denince üstelemeden diğerleriyle beraber dışarı çıktı. Yarım saat kadar dışarıda oynadılar, öyle merak ediyordum ki onları bir yolu yok mu görmemin diye sordum, üst kata çıkıp balkondan baktım, görünmeden, önde öğretmen altı tane çocuk arka arkaya sıralanmış tren oynuyorlardı. Tabi ki duygulandım, ben ki çocuğu .ıçarken duygulanıp gözyaşı dökmüş adamım. Yanımda okuyacak birşeyler götürmüştüm ama malesef konsantre olamadım, oraya yakın bi markete gittim. O ara İsmail okula gitmiş benim markete gittiğimi öğrenince peşimden geldi, beraber bir cafede full heyecanla acaba şimdi n'apıyorladır?, cep telefonu da yok yanımızda ya ararlarsa!, ya ne güzel ilk günden ağlayıp etmeden uyum sağladılar , biz çok şanslıyız böyle çocuklara sahibiz hihihi.... diyerek bi kahve içip fırlayıp gittik. Biz gittiğimizde öğle yemeği yiyorlardı, bahçede bekledik epey. Bu arada hiç sormamışlar beni. Kavuşma anı da duygusaldı :P gerçi onlar kırk yıldır okullu gibi beni görünce aa annem gelmiş deyip, sarıldılar ama ben sarılırken biryerlerini incitmemişimdir umarım :P Arabaya yürürken Çınar "biz okuldayken sen nerdeydin anne?" diye sordu ben de size kirazla, üzüm almaya gittim dedim, bitti.
İkinci ve üçüncü günde de okula bırakma seanslarımız aynı şaşkınlıklar ve de mutluluklar içinde geçti (bir yandan da bu kadar kolay olmamalı, ne zaman ne olacak, neyle karşılaşacam acaba diye düşüncelerdeyim). Bugün sınıfa yeni katılan bir öğrencinin annesini Çınar görünce benim annem nerede diye ağlamış, yemek yedikten sonra seni almaya gelecek demişler susmuş. Yemek yedikten sonra dişlerini de fırçalayalım annen gelecek demişler zaten tiş mağcunu canına minnet hemen kabul etmiş tabi. Kendisine sordum bugün biraz ağladım, biraz üzüldüm ama artık ağlamayacam dedi. Hemen akabinde bu sefer Defne onlar okuldayken nerede olduğumu sordu, evde temizlik yaptım dedim bi dahakine ben yapçam, tiviyi silcem böle böle, sen yapma tamam mı? dedi. Bu her cümlenin sonuna tamam mı demeleri de ayrı bi duygusallık konusu :))
Yalnız bir derdim var, ne olup bittiğini hiççç anlatmıyorlar. Neler yapıyorum, nerelerinden ne sorular bulmaya çalışıyorum ama ııhh. İlk gün bahçede yemeklerini bitirsinler diye beklerken o gün kızlarla birlikte yeni başlayan iki çocuktan biri çok ağlıyordu. Bizim binada oturan, çok ağlayan ve her işini bağırarak halleden altı yaşlarında bir çocuk var, kızlar ağlayan çocuğa buradan aşina. Bir de karşı binamızda hiç birşeyini hiçbir şekilde paylaşmayan, üstüne 'o benim vermiceemm' diye dolanan başka bir çocuk var, bu tipe de aşinalar yani. O yüzden korkmamalarını anlıyorum. Konuya dönecek olursak;
- Berke çok mu ağladı diye soruyorum (bana öğretmenleri anlatmıştı)
- evet!
- Siz bugün bahçede mi oynadınız?
- hı-hı!
- resim de yapmışsınız galiba?!
- evet!
- başka n'aptınız?
- bişey yapmadık!
ühühüüü bunun bi yolu olmalı yaa, yalnız bi ara Defne okulun çok eğlenceli olduğunu söyledi, benim hoşuma gidince papağanlık yapıp bunu epey tekrarladı. Bir arkadaşım geçenlerde kendi taktiğini anlatmıştı ama o da sökmedi biz de. Kızına, hadi oyun oynayalım, ben öğretmen olayım sen öğrenci. tamam. birşey söylüyorken ya da yapıyorken, öğretmenler öyle yapmaz, öyle söylemez şöyle söyler diye anlatıyormuş. Ben beceremedim, evcilik, öğretmencilik filan bilmem, drama kabiliyetim sıfır :P
Bu arada dün gece Çınar rüyasında ilk kez winnie, tiger ya da pigletin haricinde birşey gördü. Sabaha karşı yarı ağlamaklı hayır! baba alma onu kucağına! diye uyandı. Gittik yanına, baba sen git dedi, ben kaldım. Tam uyanmış ve çok ciddi;
-O benim kardeşim(defne'nin yatağını gösteriyor)
- evet
- bebek benim kardeşim diiiilll, görmücem onu asla bi daha!! (parmak havada sert sert sola sağa sallanıyor)
- rüya gördün tatlım gel yatalım
- o benim babam, bebeğin diillll, görmücem onu asla bi daha (hareket yine aynı, zaten beni duymuyor)
- tamam tatlım rüyaydı. (bu arada bin tane şey geçiyor aklımdan, daha evvel olmazdı okulda mı birşey oldu da bana söylemediler, nedir bu filan filan..)
- anne, babam gelsin.
babasıyla sarmaş dolaş yattılar, benim uykum kaçtı noldu diye. Sonradan anladım :) olay şu; o gecenin akşamı arkadaşlarla buluştuk çocuk parkı da olan bir yerde. Ya oyuncağa doyduklarından ya bana doyamadıklarından :P yanımdan ayrılmadılar diğer çocuklar parka gittiğinde bile. Arkadaşlardan biri hamile ve iki yaşlarında çok şirin bir oğlu var, Arda. Ben Arda'yla konuştum, abi oluyorsun artık filan diye (çok anlarmış gibi) annesine bezi, biberonu hiç bıraktırma çünkü kardeşi geldiğinde yine ister filan diye 10-15 dk. bir bebek muhabbeti oldu. Çınar da kayıttaymış o sıra. Ben buna bağladım yani, sabah babası biberonla süt vermeye kalkmış (o biberonu da nerden bulduysa, çocukla dalga geçer gibi cık cık cık ) ben bebek diilim onla içmem diye çemkirmiş Çınar.
Bana gelince, ilk gün zaten onlarlaydım, dün kızları bıraktıktan sonra Misi'ye kahvaltıya gittik İsmail'le. Yarım saat filan oturduk üç saat oturmuşum gibi geldi. Temizlik neyin yaptım, temizlik bitti ne yapacağımı şaşırdım ama hala erkendi. Elim yüz kez telefona gitse de sadece iki kez aradım. Bugün de kahvaltıya simit, açma alıp yine misiye gittik, dönüşte ben carrefoura girdim, artık kendime bir şarj aleti almalıydım, çünkü veliydim ve çünkü her an okuldan aranabilirdim baktım heryer indirimde alışverişte yapiim dedim, çocuklara birsürü şey aldım. Temizlikle, kahvaltıyla zaman geçmiyor ama alışverişte zamanın zırt diye geçtiğini farkettim.:P
işte böyleeeeee..

5 yorum:
vay marifet teyzem vay :) demek veli oldun sonunda..hayırlı ugurlu olsun..hani demişsin ya bu kadar kolay olmamalıydı diye ..altında bit aramayı bırak.. :)) bazı şeyler kafanda büyüttüğünden daha basit oluyor illa bit mi aramak lazım :) bebelerin kocaman oldu neden kolay olmasın :) birşey anlatmama durumu bizde de vardı ama bazen hiç sormadan da anlatabiliyorlar..zamanla geciyor bu durum..eve döndüklerinde okulda neler yaşadık konulu resim yapın mesela :) sana gelince öglene kadar bile oyalayamadın mı kendini :P ee sende alışacan bu sürec sadece onlara değil ki..yeni macereya hoşbulduk..marifet teyze okulda..... :)))
vildan teyze'ciğim, çok eğlenerek, gülerek okudum maceranızı. ne kadar büyük bir mutluluk değil mi? ben de dünkü 3.5 saatin sevincini yaşıyorum hala :) daha da uzatacağım ama korkuyorum biliyor musun yetmeyecek bir süre sonra diye :) zırt diye de tam güne çıkarılmaz ki :p 3 seneden sonra çok ilginç bir durum tek başına olmak. hele senin için nasıldır kimbilir üstelik oyun grubu vs. de olmadan birden yarım güne geçtiniz. sevincini derinden hissediyorum. kızların tatlılıkla uyum sağlamış olmaları vs. her şey çok güzel görünüyor, tak tak. ve yaz okulu konusunda çok doğru düşünmüşsün ben de aynı yöntemi uyguladım. okul tenhalaştı şimdi daha fazla ilgilenecek vakitleri var her bir çocukla hele de cem gibi anaokulu moduna yeni geçen bir çocukla. gerçekten içim içime sığmıyor orda siz bizimkinin bir benzerini yaşıyorsunuz diye, o ilk gün yanında olsaydım kesin ben de zırlardım.
cem de hiç anlatmaz. asla anlatmaz. 1 senedir sadece kendiliğinden birkaç cümle, o da bazen. sorulunca "ıııııııh bi şey söylemem" der geçer.
tebrik ediyorum, çok öpüyorum sizi.
sevgiler
çok veliii'yim öznur sorma :P teşekkürler. dedim evet ve başıma geldi, yeni postu oku, ağladık bugün biraz. valla bişey anlatmasını geçtim şu sancılı dönem geçsin yeter. zira anlatma konusunda müdürü ayrı, oradagörevli bayanı ayrı, öğretmen ablayı ayrı, öğretmeni ayrı sorguluyom :)) yaramaz bişi yok, kendimi rahatlattığım taraf zaten okuldan şüphem olmaması, gönül rahatlığıyla vermem. bana gelince:) kızanlar alışsın pastacılık kursuna gitçem, yani öyle umuyorum en azından şu aralar:D öpüyrum seni de oğluşu da.
çok teşekkürler yasemincim, valla şu annelik çok bi acayip bişey. ara verilmiyor, şöyle azıcık toparlanayım sonra devam ederim denilmiyor. hele bugün bi de ağladılar ya o an için hiç güzel bi durum değildi valla. sonradan durumun çok abartılacak birşey olmadığı konusunda kendimi ikna ettim ama amaan işte öyle. kızııım tam güne de çevircez sonra da elimizi kolumuzu nerelere koyacağımızı şaşıracaz ;D)))) öpüyoz sizi.
Off Off ben de kara kara o günlerde ne yapacağımı düşünüyorum. Zira kızı tek başına trene bindi diye ağlayan biriyim, çok sulu gözüm. Bana el sallayıp gitti ya '' ne zaman büyüdü '' diye geçirdim içimden. Kolay gelsin. En güzel tarafı artık kızlar güzel vakit geçirirken sen de kendine zaman ayırabileceksin.
Merhaba,
Hayırlı olsun.Darısı başıma.Öyle özendim ki bu yazınızı okurken Selim de yuvaya başlasa benimle nasıl konuşacak vs diye düşündüm.Blog'unuza google'da rastladım.Ben de 13 aylık anneyim bir blog açtım.Bu tarz blogları takip ediyorum.Ben de sizi beklerim bloğa...
seliminannesi.blogcu.com
Yorum Gönder