10 Nisan 2005

Bugün Pazar..

Bugün Pazar.

Bugün öğlen vakti, çok yorgundum, İsmail ben kızlarla ilgilenirim sen uzan dedi, tamam deyip yattım. Aradan bir saat filan geçti (sonradan baktım saate) İsmail ağlayarak geldi, kumanda pillerinden biri yok "arıyorum arıyorum YOK!" dedi. Ben şok, uyku sersemliği ile fırladım deli gibi kumanda pili arıyorum bi yandanda Defne'nin boğazına bakıyorum (nasıl anlayacaksam) diğer yandan da var gücümle İsmail'e bağırıyorum, sana çocuk emanet edilir mi, kumandanın çocuğun elinde işi ne vs vs. bir-iki dakika filan şok yaşadık, o kadar kısa süre içerisinde bütün evi kaldırdım, halı koltuk minderleri vs vs, bir yandanda düşünüyorum kalın kalem pillerden onu ben yutamam çocuk nasıl yutacak diye.. bu arada da Defne ağzından gaz çıkarıyor hiç kusmayan çocuk bi parçada kustu, tamam dedim şimdi yandık, İsmail şaşkın ağlıyor naparız, nasıl çıkar o pil diye, ben şaşkın donup kalmışım, derken İsmail pili buldu, sanki bir kilo altın buldu uçuyoruz havalarda. Yaa ne geldi başımıza. Hiç tutmam kumanda, telefon filan ortalıkta İsmail dalgın adam, e kızlar ayaklandı nerede ne var gidip bulup çıkarıyorlar en az 10 gözü olmalı insanın onları takip edebilmek için.

Hava çok güzeldi bugün, kaloriferi yakmadık mesela bugün, bu saat oldu halada yanmıyor gece biraz açarım herhalde. Çok mutluyum. Kızlara saat 16.00 meyvelerini yedirdikten sonra biraz oynayıp saat 17 gibi dağ yoluna çıktık. Bu kızlar dışarı çıktıklarında bize bile yabancı gibi bakıyorlar. Gittiğimiz yer bahçeli bir yerdi, mis gibi dağ havası, ağaçlar çiçek açmış, güneş ısıtıyor. İnsanlar çay içip sohbet ediyorlar. Bizde bir masaya oturduk, çay içtik, yan bahçede atlar vardı İsmail kızları alıp teker teker atları seyrettirdi, bize bile yabancı duran kızlarımın neşesi bir yerine geldiki çok keyiflendiler yani. Eve döndüğümüzde saat 19.00 u geçiyordu e buda mama saatinin geçmesi demek, hemen mama hazırladım, altlarını aldım, uyutma kısmına geldiğimizde fazla oksijenden midir uyumadılar epey bir süre en sonunda sızdılar ama ..

Havaların ısınmasına o kadar çok seviniyorumki, bugün yaptığımız bu geziyi sık sık tekrarlama fikri bile beni heyecanlandırıyor. Çok mutluyum çok.

Bugün bir ilkimizi daha keşfettim unutmuşum yazmayı :)

İsmail kızların karşısına geçip kollarını iki yana açıyor ve hobidi hobidi hobidi hoooow hoow (ben buna ayı yogi dansı diyorum) diyor, Çınar oturuyorsa oturduğu yerden, koltuk kenarındaysa yine hiç bozmadan o minicik poposunu ileri geri oynatıp dans ediyor. Sık sık denedik başka zaman yapmıyor o müthiş şarkıyı duyunca yapıyor :))).. Defne'mde boş durmuyor O konuşmaya pek meraklı zaten hep bişiler anlatıyor, "hoo hoo" diye eşlik ediyor. Yani biri söylüyor biri oynuyor bu kızlar aç kalmaz ..

Hiç yorum yok: